4 Kasım 2012 Pazar

Bunun adı AŞK mıydı??

     Bir düğünde görmüştü ilk kez kızı. Kahverengi saçları, bembeyaz teni vardı. Bir de gülüşü vardı ki neşe saçardı etrafına. Bir oyunla başlamıştı herşey. Çocuk arkadaşlarıyla iddiaya girmişti bu kızı tavlayacağına. Yaptı da. Bugün olsa bugün yine yapardı. Seneleri arkalarında bırakacaklardı çünkü. 16 yaşında iki genç evlilik hayalleri kuruyorlardı. İki insan ancak bu kadar iyi anlaşabilirdi.

     Erkekğin ailesinden bir geliri olmadığı için kendi parasını kendi kazanmaya çalışıyordu. Her yaz Bodrum'da ki restorantlarda ya da teknelerde garsonluk yapıyordu. Yakışıklı, sempatik eee biraz da çapkındı hani. Her gece başka bir kızla birlikte olmasına rağmen sevgilisine tüm bunları açık açık söyleyebilecek cesareti de vardı. Kız zaman zaman bozulsa da genelde ses etmezdi erkeğin bu yaptıklarına. İlerde evlenecekler ve sadece birbirlerinin olacaklardı.

     Erkek ilk kez bir kıza hediye almıştı. O kadar aşıktı ki kıza, onun için her şeyi yapabilirdi. Aldığı hediyeyi arkadaşlarına gösterip fikirlerini almak istiyordu. İlk darbeyi o an yemişti işte. Arkadaşlarından biri "Olum sen bu kızla çok fazla ilgileniyorsun farkında mısın??" diye sordu. Ses etmedi önce. "Hediyeler alıyorsun, sürekli arıyorsun. Aileleriniz de biliyor ilişkinizi. Hatta bugün isteseniz bugün evleneceksiniz. Çok üstüne düşmeye başladın. Biraz kendini geri çekmen lazım." Bu sözlerden sonra erkek durup kendine uzaktan baktı ilk kez. Bir çok kızla birlikte olmuştu belki. Evet bir çok kızla da çıkmıştı ama hiç birisine bu kadar bağlanmamıştı. O gün eve gittiğinde ilişkisini tamamen rafa kaldırdı çocuk. Üç gün boyunca ne aradı, ne mesaj attı, ne de görüştü. Kız defalarca mesaj atmasına rağmen tek bir cevap vermedi. Aramalarını görmezden geldi. Tam üç gün sonra bir kafenin kapısından girdiğinde erkeğin bütün dünyası başına yıkıldı. Sevdiği kızı başkasıyla dudak dudağa görmüştü. Kendisi bir çok kızla birlikte olup onun saçına dokunamazken o başkalarının kollarına atmıştı bile kendini. Artık tüm hayatı mahfolmuş bir insandı.

       Senelerini verdiği evlilik hayalleri kurduğu kızdan ayrılmak erkeğe çok ağır gelmişti. Kız sayesinde katlanabildiği ailesiyle ipleri kopardı. Aylarca eve hiç uğramadı. Futbolu bıraktı. Sigaraya, esrara başladı. Hayatından kopup giden iki yılda kimseyi görmedi, kimseyle konuşmadı. Geri döndüğünde artık hiçbir şeyi umursamayan insan olmuştu. Kalbinde büyüttüğü aşkı hiç söküp atmadı. Yerine yenisini de koyamadı. Kendisine yüz veren her kızla birlikte oldu. Bulduğu her fırsatı değerlendirdi.

     Sevdiği kız senelerce onu aramaktan vazgeçmedi. Erkek bu ilişkiyi beyninde bitirdiği için geri dönemedi ama kalbinde yaşattığı için de ileri gidemedi.


     Bu bir hikaye değil yaşanmış bir olaydır.



2 yorum:

  1. Anlayamadığım noktalar var. Kurgu olsaydı üstünde durmazdım ama yaşanmış dediğiniz için merak ediyorum; Erkek başka kızlarla da birlikte olurken kız bunu biliyor ve hiç ses çıkarmıyor mu? Ve 3 gün görüşmediklerinde kız direk birini bulup takılıyor mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. aynen öyle işte. Kızın çocuğu sevdiğini düşünmüyorum çünkü öyle olsa erkeğin başkasıyla birlikte olduğunu duyduğunda kıskanırdı ve üç günde yıllardır süren bir ilişkiyi çöpe atıp başka biriyle bu kadar çabuk birlikte olamazdı.

      Sil