Bilinç altım yine bir acayip bu aralar. Gitti gitti kaç sene evvel birlikte çalıştığım kadını hatırlattı bana. Azıcık dedikodu gibi olacak ama o abladan bahsetmezsem içim rahat etmeyecek. Dur bakiyim bundan 4 sene falan evvel olması lazım. Liseyi yeni bitirdiğim zamanlardı. İlk sene üniversite sınavını kazanamayınca biraz daha tekstilde çalışıp dersane parasını kazandıktan sonra işten çıkacaktım. Ondan evvel sürekli ablamla birlikte işe girip onunla birlikte çıktığım için tekstil ortamının kötülükleriyle karşılaşmamıştım. Yaz bittiğinde ablamla birlikte tanıdığım bir çok kişi de işten çıkmıştı. Neredeyse ortamdaki herkesi tanıyordum ama kendime daha yakın arkadaşlar edinmeye başlamıştım. G.. Abla da bu dönemde yakından tanıdığım biriydi. Çalışırken yan yana gelmiş, biraz sohbet etme şansı bulmuştum. 35 yaşlarında, yaşına göre çok çok güzel bir kadındı. Ayrıca kafa dengi biriydi. Bir kaç gün içerisinde çok yakın arkadaş olduk. O da bir çok insan gibi bana hemen alıştı ve hayatındaki bütün sırları anlatmaya başladı. (Yanlış anlaşılmasın sır saklamada çok ustayımdır. Burda ondan bahsediyorum ama kimsenin onu tanımadığına emin olduğum için anlatıyorum. Bir de sanırım artık konuşmaya ihtiyacım var.)
G.. Abla'nın bana anlattığı ilk sır eşini aldattığı oldu. Bunu ilk öğrendiğimde ona çok öfkelenmiştim. İki kızı vardı. Biri 16 yaşındaydı, diğeri daha küçük. Eşi sara hastası olduğu için çalışamıyordu. Bu yüzden evin bütün yükü G.. Abla'nın tekstilde, sigortası bile olmadan, kazandığı üç kuruşa bakıyordu. Onun verdiği bu yaşam mücadelesini sevmiştim en başta. Şimdi ise ondan nefret ediyordum. Gülerek anlatıyordu eşini ve çocuklarını bırakıp gidişini. Başka bir adamla kaçıp bir hafta durup eşinin ısrarıyla eve dönüşünü. "Bana orospu derdi" diyordu. "Bende bırakıp gittim. En azından duyduğum hakaretleri artık hak ediyorum" demişti. Ben yine de ona yakıştıramamıştım. "Şimdi de buranın güvenliğiyle mesajlaşıyorum." dedi beni daha çok şaşırtmaya mı çalışıyordu anlamıyordum. Bakışmalarını görmüştüm. Mesajlarını okumuştum. Yine de inanmak istemiyordu bir yanım.

Gördüklerim midemi bulandırmıştı. Her sabah işe giderken acaba bugün hangi olay olacak diye düşünmeye başlamıştım. İtiraf etmem gerekirse biraz da korku sarmıştı. Başıma bir şey gelir mi diye tedirgin olmaya başlamıştım. Aşağıda ki depoya inmez olmuştum. Biriyle yalnız kaldığımda her an tetikteydim. İşimi halledip kaçmaya başlamıştım.
Zaten içime kapanık sessiz bir kızdım. Erkeklere karşı bir güvensizlik vardı. Şahit olduğum olaylardan sonra tamamen güvenimi yitirdim. Hepsine karşı bir savunma mekanizması oluşturdum. Belki haksızlık yaptım kabul ediyorum ama hayatın gerçekleriyle bir anda yüzleşmek bana çok ağır gelmişti. Ben her erkeğin bir "beyaz atlı prens" her bayanın da bir "sindrella" olduğunu düşünürken meğer erkekler "kötü kurt" kadınlarda "cadı"ymış.
İç Ses =>> Ahh be Pire fark ettim de ne kadar safmışsın.
Oy benimm kocaman Pirem,
YanıtlaSilOlgunluk dediğimiz kavram böyle şeyleri sindire sindire insana yansıyor. Çok var böyle birşey.
çuf çufçuluk heryerde oynanıyor.
Cem Yılmaz'da diyor ya ; hani marjinal bizdik ?
:d
o yüzden bu tür olayları ruh süzgecinden en kalıntısız geçirip sana yansıyan artı yönlerini minicik gövdene ekliceksin.
Dış Ses ---> Ah bee Piremm yine mi şekersiin :)
Sindirmesi zor oldu biraz zor oldu. Bir yılanın koca öküzü tek seferde yemesi gibi birşeydi benim için :))
SilYine de alıştım artık. Eskisi kadar kör değilim bu tarz olaylara :))
Konfeksiyon atölyeleri için hep bahsedilir de bu kadar beklemiyordum. Iıyyy kusacağım galiba. Vaktinde biri beni yönlendirseydi de eğitim okusaydım keşke :(
YanıtlaSilBöyle ortamlara aklı başında insanlar gitmeli ki bu tarz olaylar devam etmesin ;)
Silağzım açık okudum.. ne kadar rahat bu insanlarr hiç mi utanmaları yok anlamadımkii.. aman canım dikkat et kendine böyle insanlardan uzak dur..
YanıtlaSilEn azından tekstil ortamından kurtulduğum için şanşlıyım :))
SilHer yer aynı diyemem tabi ki ama böyle ortamlar da var işin gerçeği..
Aman Allah'ım bu neeee! Türk Sineması canlandı birden gözümün önünde. Orada masum kız zor şartlar altında kalır, suçu yoktur, fakat buradaki insanların çoğu masumiyetini yitirmiş.
YanıtlaSilÖyle malesef :(
SilSanırım bu yüzden hiç bir iş ortamını sevmiyorum ve sevemeyeceğim :))
nelerr nelerr duyulacakk dahaa dahaa..
YanıtlaSilamanınn....
:(
rabbim sakınsınn pirekız tüm kötülükler ve kötü insanlardan ..:)
hepimizii...
sevgilerimle...
Aminnnn.. Böyle insanlardan ve ortamlardan uzak durmakta fayda var..
Silnasıl insanlar var cidden her gün şaşırıyorum benim de halamlar tekstildeydi bir vakitler ordan burdan üç beş duyduğum vardı da bu kadarı da pes doğru yine diyorum ya hep diyorum Allah ım güzel inasanlarla karşılaştırsın pire kızıım :)
YanıtlaSil