Sabah oldu bak yine. Güzel sesli müezzin o tanıdık sesiyle ezanı okumaya başladı her sabah yaptığı gibi. Ve birazdan kapı açılacak ve birisi dışarıya süzülecek sessizce. O kadar olağanlaştığı her şey hayatımda ilk kez bu kadar dikkatimi çekmeye başladı. Mesela yarın yine derse geç kalacak koşa koşa okula yetişmeye çalışacağım.
Kendime bir kastım yok. Sadece uyku tutmuyor. Kafama taktığım şeyler olsa gerek. Bu sabah uyandığımda uykumda ağlamış olduğumu fark ettim. Gözlerimden yaşlar süzülmüş. Rüya gördüğümü de hatırlıyorum ama ne olduğunu çıkartamadım bir türlü.
Eve gitmeme tam 14 gün kaldı. İlk kez gün sayıyorum. Ve ilk kez Eskişehir'den uzaklaşmak istiyorum. Burası beni boğmaya başladı.
Bugün bir ödevi daha bitirdim. Yarın da uygulama sınavı var. Herkes kalacağımızı söyleyip duruyor. Benim kalma gibi bir şansım yok. O hocayla tekrar karşılaşmak istemiyorum. Aynı dersi arkadaşım anlattı ve gayet iyi anladım. Adam nasıl anlatıyorsa artık dersi o kadar dikkatli dinlememe rağmen hiçbir şey anlamamıştım.
Haa bir de bugün bi amca gördüm üniversitenin içinde. Eski, külüstür bir arabayı arkadan itiyordu(Ne işi varsa artık orda). Arabayı köşeye yanaştırdıklarında şoföre bağırdı arkadan "Du du gari bi du" Türkçesi: Dur artık dur :)) Gari deyişinden egeli olduğunu anladım. Topraaamm diyip sarılasım geldi bir an :))
ayy canım benim genel üniversite psikolojisi seni içine almış merak etme geçer :) tecrübe ile sabit :) öpüldün şeker. :)
YanıtlaSilsağolasın bu ara sınavlar yüzünden böle oldum aslında :D :D
Sil